6.3.3 İslamiyet’le Birlikte Türklerin Sosyal ve Kültürel Hayatındaki Değişim Ders Notu
633 İslamiyet’le Birlikte Türklerin Sosyal ve Kültürel Hayatındaki Değişim Ders Notu
Aynı konudaki diğer dokümanlar 6.3.3 İslamiyet'le Türklerin Sosyal Hayatındaki Değişim
Dosyadan önizleme
PDF · 6 sayfa
İlk sayfalardan
Ġslamiyet Öncesi Arap Yarımadası
Türkler tarih boyunca Gök Tengri, Şamanizm, Budizm, Manihaizm, Zerdüştlük ve Hristiyanlık gibi farklı inançlara sahip olmuştur.
Türkler İslamiyet öncesinde yaygın olarak Gök Tengri inancı benimsenmiştir.
Göçebe yaşamda at, hem günlük hayat hem de kültürde önemli bir yer tutmuştur.
At figürleri halı ve kilimlerde kullanılır, pantolon gibi giysiler biniciliğe uygun olarak tercih edilirdi.
Türk toplumu aile temelli bir yapıya sahipti.
Yazılı kanun yerine "töre" denen geleneksel kurallar uygulanırdı.
Askerlik günlük hayatın bir parçasıydı; her birey savaşabilecek şekilde yetiştirilirdi.
Atalara saygı büyüktü; özellikle hükümdarlar "kurgan" adlı anıt mezarlara gömülürdü.
Hun ve Göktürklerde hükümdarlar çadırda yaşarken; Uygurların yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte saraylar inşa edilmeye başlanmıştır.
Yerleşik hayata geçişle mimaride ve gündelik yaşamda büyük değişimler yaşanmıştır.
ĠSLAMĠYET’ĠN KABULÜYLE TÜRKLERĠN SOSYAL VE
KÜLTÜREL HAYATLARINDA MEYDANA GELEN DEĞĠġĠMLER
Bozkır kültüründe sanat, taşınabilir eşyalar üzerineydi: kemer, kılıç, at takımları, tokalar önemli eşyalar arasında yer almıştır.
Bu eşyalar üzerinde hayvan figürleri; aslan (güç), kurt (bağımsızlık), kartal (yücelik), kaplumbağa (sonsuzluk) işlenerek temsil edilmiştir.
Kuyumculuk, kakmacılık, çadırcılık, halı ve kilim dokumacılığı bozkır kültüründe oldukça gelişmiştir. Pazırık Halısı: bilinen en eski Türk halısıdır.
Uygurlarda minyatür, duvar resimleri ve kitap süslemeleri yaygındır.
Oğuz Kağan Destanı, Mete Han’ın kahramanlıklarını anlatır. Göktürkler Dönemi’nde Ergenekon Destanı, Uygurlar Dönemi’nde ise TüreyiĢ ve Göç destanları ortaya çıkmıştır.
Orhun (Göktürk) ve Karabalgasun (Uygur) kitabeleri İslamiyet öncesi dönemin yazılı belgeleri arasında yer alır.
İslamiyet’ten sonra Türk hükümdarlar, İslamiyet’i öğretmek için medreseler kurmuşlardır. Bu medreseler bilim insanlarının yetişmesine katkı sağlamıştır. Aynı zamanda, ticaret yolları üzerinde ribat adı verilen yapılar…
Bu bölüm dosyanın ilk sayfalarından alınmıştır. Tamamı için dosyayı önizleyin ya da indirin.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.